ACTA Yasası Tam Metni
TİCARETTE SAHTECİLİĞİN ÖNLENMESİ ANLAŞMASI
(Anti-Counterfeiting Trade Agreement- ACTA)
ACTA’nın Tarihçesi: ACTA gibi DTÖ ve WIPO platformlarından bağımsız bir çoklu anlaşma ortaya koyma fikri 2007 yılına dayanmaktadır. Bu dönem ayrıca, ABD’nin fikri mülkiyet hakkı ihlallerine ilişkin şikayetlerini uluslararası platformda yoğunlaştırdığı bir döneme tekabül etmektedir. ABD tarafından başı çekilen sürece daha sonra AB ve Japonya da katılmış, son dönemde müzakereci ülke sayısı (AB tek ülke sayıldığında) 11’e yükselmiştir. (ABD, AB, Japonya, Meksika, Kanada, Singapur, Yeni Zelanda, Güney Kore, Avustralya, İsviçre ve Fas) Toplam 11 müzakere turu yürütülmüş, en son olarak Tokyo’da Kasım 2010’da gerçekleştirilen müzakere turu sonrasında, 3 Aralık 2010 tarihinde, ACTA metninin müzakeresinin tamamlandığı taraflarca ifade edilerek, taslak metnin nihai hali kamuoyuyla paylaşılmıştır.
Mevcut Durum: Taraflarca yapılan resmi açıklamalarda, ACTA taslak metni üzerinde hukuki gözden geçirme sürecinin devam ettiği, bu sürecin kısa süre içinde sonuçlandırılarak Anlaşma’nın tarafların imzasına açılacağı ifade edilmektedir. Edinilen bilgilere göre, imza süreci 2 yıl olarak öngörülmekte olup, bu süreçte Anlaşma’da belirtildiği üzere, 6 ülkenin imzalamasıyla Anlaşma yürürlüğe girecektir. Diğer taraftan, gerek Anlaşmayı müzakere eden gelişmiş ülkelerin kamuoylarında, ACTA’nın kişisel hak ve özgürlüklere bir tehdit oluşturduğu gerekçesiyle, gerekse Çin, Brezilya, Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin resmi temsilcilerinden ACTA’ya tepkiler dile getirilmektedir.
ACTA’ya Katılım: Müzakereci ülkeler dışında, ACTA’ya taraf olmak isteyen ülkelerin Anlaşma’ya katılımı gerekecektir. İstisnai olarak, Anlaşmanın imza aşamasında, müzakereci ülkelerin konsensüsüyle bir DTÖ üyesi ülke de Anlaşmayı imzalayabilecektir. 2 yıllık imza süresi sonunda taraf olmayı talep eden ülkelere dair katılım kararı ve katılımın şartları; tüm ACTA Taraflarının katılımıyla oluşturulan ACTA Komitesi’nde ve aksi yönde açık bir karar alınmadıkça konsensüsle alınacaktır. ACTA’ya katılım ancak DTÖ üyesi ülkeler için mümkün olacaktır.
ACTA – TRIPS İlişkisi: ACTA metninin muhtelif yerlerinde TRIPS Anlaşması’na atıflar yer almaktadır. Metnin dibace bölümünde ACTA’nın TRIPS Anlaşması’nı tamamlayıcı nitelik taşıdığı belirtilmektedir. Yine dibace kısmında, ACTA Taraflarının TRIPS Anlaşması ve Kamu Sağlığı Deklarasyonu’nu tanıdığı ifade edilmektedir. ACTA’nın 1. Maddesi’nde ACTA’nın hiçbir hükmünün TRIPS Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerden bir taviz vermeyeceği hükme bağlanmaktadır. Yine ACTA 2. Madde’de, TRIPS Anlaşması’nın 1. Bölümünde ifade edilen genel ilke ve prensiplerin ACTA için de geçerli olacağı belirtilmektedir.
ACTA’nın Genel Yapısı: ACTA’da TRIPS Anlaşması’ndan farklı olarak, fikri ve sınai mülkiyet hakkı türlerine tek tek değinilen ve bunların korunma şartlarını ortaya koyan bölümler olmadığı, bunun yerine ACTA’nın daha çok bir uygulama (enforcement) anlaşması özelliği taşıdığı, bu kapsamda, TRIPS Anlaşması’nda da yer alan ve fikri mülkiyet haklarının uygulama esaslarını düzenleyen adli uygulama, sınır önlemleri, cezai uygulama bölümlerinin ACTA’da TRIPS Anlaşması’ndan daha ileri hükümler içerek biçimde yer aldığı görülmektedir. Uygulamaya ilişkin olarak, TRIPS Anlaşması’nda yer almayan “Dijital Ortamda Alınacak Önlemler” bölümü de ACTA’da yer almaktadır.
Adli (İdari) Önlemler: TRIPS Anlaşması’nda da yer alan ihlalin durdurulmasına ilişkin tedbir bölümü benzer hükümlerle ACTA’da da yer almaktadır. Öte yandan, TRIPS Anlaşması’nda tedbirlerin uygulanmasına istisna olarak belirtilen, “fiilin ihlal oluşturduğunu bilmeme” hali, ACTA’da yer almamaktadır. Zararın tespiti ve tazmini hususlarında ACTA, TRIPS Anlaşması’ndan daha ayrıntılı ve ileri hükümler getirmektedir. Örneğin, “geçmişe yönelik zarar” ve “ihlal dolayısıyla mahrum kalınan kar” kavramları da zarar hesaplanmasına dahil edilmektedir. Diğer taraftan, ACTA’da TRIPS Anlaşması’ndan farklı olarak ihlale karışan üçüncü kişilere dair taraflara geçici önlem almak hakkı tanınmaktadır.
Sınır Önlemleri: Sınır önlemlerine ilişkin ACTA, TRIPS Anlaşması’ndan ileri hükümler içermektedir. TRIPS Anlaşması ile sınır önlemleri uygulanması sadece marka taklitçiliği ve telif hakkı korsanlığı için zorunlu kılınırken, ACTA ile patent ve gizli bilgi dışındaki tüm fikri mülkiyet hakkı türleri için sınır önlemleri uygulanması zorunlu kılınmaktadır. TRIPS Anlaşması’nda gümrük idarelerinin fikri mülkiyet hakkı ihlallerine karşı resen harekete geçmesine değinilmekte fakat bu husus zorunlu tutulmamakta iken, ACTA ile bu yetkinin gümrük idarelerine verilmesi zorunlu tutulmaktadır.
TRIPS Anlaşması ile üyelere ithalata ilişkin sınır önlemleri uygulama yükümlülüğü verilmekte, ihracat için ise bu husus üyelerin takdirine bırakılmakta iken, ACTA ile hem ithalat hem de ihracat için sınır önlemleri uygulanması zorunlu kılınmaktadır. Buna ek olarak, ACTA’da transit geçişlere ilişkin alınabilecek önlemlere dair özel bir madde yer almaktadır. Yine ACTA’da sınır önlemlerinin hayata geçirilmesine dair başvuru usulleri TRIPS Anlaşması’na göre oldukça ayrıntılı şekilde düzenlenmektedir.
Cezai Prosedürler: ACTA’da cezai prosedürlerin zorunlu tutulduğu alanın esas itibarıyla TRIPS Anlaşması ile aynı (telif hakkı ve markalar) olduğu gözlemlenmektedir. Diğer taraftan, kapsama ilişkin TRIPS Anlaşması’nda bulunmayan bazı açıklayıcı hükümler yer almaktadır. Örneğin marka taklitçiliğine dair özel bir hükümle etiketleme ve paketlemede de bir markanın veya benzerinin izinsiz kullanılması suç kapsamına alınmaktadır. Benzer şekilde telif haklarına dair kamuya açık bir yerde gösterilen bir sinematografik çalışmanın izinsiz kopyalanması hususunda da cezai prosedürlerin uygulanabileceği ACTA’da hükme bağlanmaktadır.
ACTA ile cezai prosedürlere dair TRIPS Anlaşması’nda ileri olarak ortaya konan bir başka husus, taraflara belli şartlar altında resen cezai prosedürleri işletme yükümlülüğü vermesidir. Yine, cezai prosedürler altında mallara el konması, müsaderesi ve imha edilmesine dair TRIPS Anlaşması’nda bulunmayan ayrıntılı düzenlemeler, ACTA’da yer almaktadır. Ayrıca, TRIPS Anlaşması’ndan farklı olarak “ticari ölçek” kavramının kapsamı belirlenmektedir.
Dijital Ortama İlişkin Hükümler: Fikri mülkiyet hakları ihlallerinin dijital ortamda da takibi ve engellenmesine dair hükümler TRIPS Anlaşması’nda bulunmamakla birlikte ACTA’da yer almaktadır. Bu kapsamda, ACTA’da, Anlaşma’da yer alan adli ve cezai uygulamaların, dijital ortamda meydana gelen ihlaller için de aynen uygulanacağı hükme bağlanmaktadır. ACTA’da ayrıca, telif haklarının dijital ortamda, özelikle dijital ağlar yoluyla dağıtılması yoluyla ihlalinin engellenmesi yönünde özel bir hüküm yer almaktadır.
Diğer taraftan, ACTA, internet servis sağlayıcılarına dijital ortamdaki ihlallere ilişkin yükümlülük getirmektedir. Buna göre, servis sağlayıcıları, ağları üzerinden ihlal gerçekleştiren kullanıcılar hakkındaki bilgileri ilgili makamlara sağlama yükümlülüğüne girmektedir. Son olarak, ACTA ile taraflara dijital ortamda alınacak önlemleri etkisiz kılacak alet veya bilgisayar programlarına ilişkin tedbirler alma yükümlülüğü ortaya konmaktadır.
ACTA Komitesi: ACTA’nın uygulanması ve işleyişini takip etmek, değişiklik önerilerini ve katılımları karara bağlamak, gerektiğinde alt-komiteler ve çalışma grupları oluşturmak ve en iyi uygulama yönergeleri hazırlamak fonksiyonlarını yerine getirmek amacıyla ACTA Komitesi kurulmaktadır. Komite’de kararlar, aksi yönde açık bir karar alınmadıkça konsensüsle alınacaktır. Öte yandan, ACTA kapsamında bir uyuşmazlıkların halli mekanizması bulunmamakta olup, anlaşmadan doğacak uyuşmazlıklara dair sadece bir danışma prosedürü öngörülmektedir. Ancak bu danışma prosedürü tarafların DTÖ Anlaşmazlıkların Halli Mekanizması’ndan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmeyecektir.
Acta Yasası Hakkındaki Diğer Başlıklarımız
- ACTA, SOPA Yasasından daha tehlikeli olacak.
- ACTA yasasını 22 ülke onayladı, yetkili raportör istifa etti!
Copyright secured by Digiprove © 2012 Antalya Web Tasarim Grubu








